Milletvekili Ömer Öcalan, Meclis Araştırması Açılması İçin Önerge Verdi
DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, Türkiye genelinde kadastro çalışmalarından kaynaklanan hatalar, tapu kayıtları ile ilgili Meclis Araştırması açılması için TBMM'ye önerge verdi.

Milletvekili Ömer Öcalan'ın TBMM'ye verdiği önerge şöyle:
Türkiye’de kadastro çalışmaları uzun yıllara yayılan bir süreç içerisinde farklı dönemlerde, farklı teknik imkanlar ve mevzuat çerçevesinde yürütülmüş olup, özellikle 1970’li ve 1980’li yıllarda gerçekleştirilen kadastro çalışmalarında ölçüm tekniklerinin yetersizliği, harita altyapısının sınırlı olması, yerinde tespit süreçlerinin sağlıklı işletilememesi ve malik ile fiili kullanıcı beyanlarının yeterince dikkate alınmaması gibi nedenlerle önemli hatalar meydana gelmiştir. Söz konusu hatalar günümüzde tapu kayıtları ile fiili kullanımın örtüşmemesi, parsel sınırlarının kayması, taşınmazların farklı kişiler adına kayıtlı görünmesi ve sınır ihtilafları şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu durum özellikle kırsal bölgelerde yaşayan yurttaşlar açısından ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Son yıllarda birçok il, ilçe ve kırsalda kadastro yenileme ve güncelleme çalışmaları yapılmış ancak bu süreçlerin saha çalışmalarının yetersizliği ile eksik yürütülmesi nedeniyle sorunları gidermek yerine yeni uyuşmazlıklara neden olabildiği anlaşılmaktadır. Askı ilanı ve itiraz süreçlerinin sınırlı kalması, tebligatların etkin ve zamanında yapılamaması, yerinde incelemelerin yetersizliği ve malik beyanlarının sağlıklı şekilde alınmaması gibi nedenlerle mevcut hataların devam ettiği ya da daha da derinleştiği yönünde yaygın şikayetler bulunmaktadır.
Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesi başta olmak üzere diğer ilçelerde gelen çok sayıda başvuru ve somut örnek, tapuda kayıtlı taşınmaz ile fiilen kullanılan alanın farklı parsellerde yer alması nedeniyle yurttaşların kendi arazilerini kullanamaz hale geldiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum; tarımsal üretimin sekteye uğradığını, komşu parseller arasında ciddi ihtilaflar
doğduğunu ve bu uyuşmazlıkların çoğu zaman uzun süren yargı süreçlerine taşındığını ortaya koymaktadır. Öte yandan, mevcut kadastro ve tapu sisteminin dijital ortama aktarılması sürecinde eski hataların aynen sisteme taşınması veya teknik dönüşüm sırasında yeni uyumsuzlukların ortaya çıkması sorunun yapısal bir nitelik kazandığını ifade etmektedir.
Bu kapsamda kadastro sisteminin doğru, güvenilir, şeffaf ve hakkaniyete uygun şekilde işletilmesi büyük önem taşımaktadır. Ancak mevcut uygulamalarda yaşanan sorunlar, kadastro çalışmalarının planlanması, yürütülmesi ve denetlenmesi süreçlerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini yansıtmaktadır.
Kadastro çalışmalarında, parsellerin kullanımına ilişkin olarak tarım alanları, bahçeler, meralar, ahırlar ve konutların belirlenmesi sürecinde yurttaşların uzun yıllara dayanan fiilî kullanım haklarının gözetilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu yaklaşım, yalnızca mevcut mülkiyet ilişkilerini daha adil bir şekilde düzenlemekle kalmayacak; aynı zamanda komşuluk hukukunun korunmasına katkı sağlayarak ileride ortaya çıkabilecek ciddi hukuki, ekonomik ve sosyal sorunların önüne geçecektir.
Bu kapsamda, komşu parseller arasında doğabilecek ihtilafların yargıya taşınmadan çözülebilmesi amacıyla “Kadastro Uzlaştırma Komisyonu” benzeri bir yapının oluşturulması yerinde olacaktır. Böyle bir mekanizma, taraflar arasında uzlaşıyı teşvik ederek hem yargı yükünü azaltacak hem de yerel düzeyde daha hızlı ve kalıcı çözümler üretilmesine imkân sağlayacaktır.
Söz konusu komisyonda; köy halkı, muhtarlıklar, yerel yönetimler ile bölgede tapu ve kadastro çalışmaları yürüten demokratik kitle örgütlerinin aktif şekilde yer alması sağlanmalıdır. Bu katılımcı yapı sayesinde saha gerçekliğine uygun, hakkaniyetli ve sürdürülebilir uzlaşmaların sağlanması mümkün olacaktır. Aksi durumda, uyuşmazlıkların artması ve süreçlerin daha karmaşık hale gelmesi kaçınılmaz olacaktır.
Türkiye genelinde benzer nitelikte sorunların yaygın olduğu dikkate alındığında; kadastro hatalarının kapsam ve boyutunun tespit edilmesi, geçmiş uygulamalardan kaynaklanan sorunların nedenlerinin ortaya konulması, yenileme ve güncelleme çalışmalarının etkinliğinin değerlendirilmesi, malik ve fiili kullanıcı beyanlarının esas alınmasına yönelik mekanizmaların geliştirilmesi, askı ve itiraz süreçlerinin uzatılması ve etkinliğinin artırılması, tebligat sisteminin güçlendirilmesi ve yurttaş mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik kalıcı,
uygulanabilir, hakkaniyete uygun çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla konunun gerekli yasal, idari düzenlemelerin belirlenmesi için bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

